11 Ağustos 2017 Cuma | By: Squaw

Yeniden Uçabilmeyi Dilemek; Haikyuu!!







KÜNYE:
Adı: Haikyuu!!
Diğer Adları: High Kyuu!!, HQ!!
Kategori: TV Serisi
Bölüm Sayısı:  25
Tür: Komedi, Spor, Drama, Okul, Shounen
Yayım Tarihi: 6 Nisan 2014  - 21 Eylül 2014
Firma: Mainichi Broadcasting System, TOHO animation, Shueisha
Stüdyo: Production I.G
Orjinal Eser: Furudate Haruichi
Yönetmen: Mitsunaka Susumu, Kikuta Kouichi, Kikuta Hiromi, Ibata Yoshihide 
 





Kendisi gibi minik olup da büyük işler başaran ''Küçük Dev'' lakaplı voleybol oyuncusunun maçını izledikten sonra, ortaokulundaki voleybol kulübüne katılan Hinata'nın sevimli ama bir o kadar da heyecanlı yolculuğuna tanıklık edeceğiniz bir yapım Haikyuu!!. Bahsedilen maçı izledikten sonra aşka gelip de direk kulübe katılan Hinata, turnuvaya girmeye karar vermiştir. Elbette iş göründüğü kadar kolay değildir, sonuçta yeni doğan bir takım o kadar güçlü takım arasında nasıl ayakta kalsın? Nitekim kalamaz da, takım ilk maçında ''Sahaların Kralı'' lakabını almış Kageyama tarafından hezimete uğratılmış bir şekilde turnuvadan elenir. Bunu içine sindiremeyen Hinata'nın geriye yapacağı tek şey kalmıştır; hayranlık beslediği o küçük devin lisesine, yani Karasuno'ya kaydolmak ve okulun voleybol kulübüne katılmak. Sonrasında da kendini geliştirerek hem turnuvalarda kendini göstermek hem de onu hezimete uğratan Kageyama'dan intikam almak. Planladığı şekilde lise hayatına başlayacak olan Hinata hiç ummadığı bir sürprizle karşılaşır, elbette bu bizim de tahmin edemeyeceğimiz bir şeydir çünkü çoğumuz böylesini hiçbir spor serisinde izlememişizdir. :D Belki izlemişizdir ama çoğu spor serisinin sahip olduğu klişeyi yıkmış olan bu noktada hepimiz en az Hinata kadar şaşkınızdır, ya da başta onun gibi hayal kırıklığına uğramışızdır. Ne de olsa Kageyama, Hintama'mızın kendine seçtiği ilk rakiptir. ;)

İşler sadece liseye kaydolup da voleybol kulübüne katılmakla bitmiyordur elbette. Her şey asıl bu noktada başlamak üzeredir, hatta başlamıştır. Ana karakterlerimiz bir bir ortaya dökülürken gizli kalmış sevilesi karakterlerimiz de bölümler ilerledikçe kendini gösterir. Aslında göstermek zorundadır çünkü Karasuno'nun yeniden uçması gerekmektedir. Sahalarda uçmak da tek başına yapabileceğiniz bir şey değildir elbette. Karasuno'yu herkes gözden çıkarmıştır çünkü ne güçlü oyuncuları (1-2 oyuncusu dışında) vardır ne de eskisi gibi uçabilen bir takımdır. Lakin takım sadece oyuncularla ilerleyemez, danışman öğretmen yanında en önemli ihtiyaçlardan birisi de koçtur. Bir takım ne kadar güçlü olsa da o sevimli varlıkların uçmayı öğrenmesi için bir rehbere ihtiyaçları vardır. Bunun için de en iyi adaylardan birisi damarlarında koçluk kanı taşıyan biridir elbette. Çok geçmeden oyuncular yanında koçu da yerine oturtan takımımız için geriye sadece kendilerini geliştirmesi kalır. Sadece kendini geliştirmek değildir aslında, takım ruhunu bilmeyen acemilerimiz için teknikten önce bunu benimsemek gerekiyordur. Hiç de kolay görülmeyen bu iş için Kagemaya Hinata'dan çok şey öğrenmelidir, aynı şekilde Hinata da Kagemaya'dan. İkilimiz dışında tüm oyuncularımız bir ''takım'' olmayı öğrenmek zorundadır aslında. Amaçladıkları yola doğru ilerleyen takımımız için bu hiç de kolay görünmemektedir. Aslında kolaydır, sadece onlar bunun farkında değildir. Farkına vardıkları anda da bu yola çoktan koyulmuşlardır. Bu yolda, daha doğrusu hedefledikleri amaç sadece onların yolu değildir aslında. Aynı hedefe doğru yola çıkmış birçok takım mevcuttur. Eh haliyle rakiplerimiz de bir bir kendini göstermeye başlamıştır. Kahramanlarımız, yani Karasuno için hiç de kolay olmayacaktır bu. Zira onlar yeniden uçmaya başladıklarını bu kortlara adım atan herkese göstermek zorundadır, çok geçmeden de büyümeye başlarlar. Bize de bir köşede yerimizi alıp onları desteklemesi düşer. Sadece onları mı? Sanmıyorum, ben gibi yeri geldiğinde rakiplerden de gözünüze kestirdikleriniz olabilir. Benden söylemesi. ;)


Spor serilerinde aradığınız ne varsa, daha doğrusu hoşunuza gidecek ve keyfinize keyif katacak ne varsa hepsini bünyesinde barındıran bir yapım olmuş Haikyuu!! Hatta çoğu klişeden nasibini de almış. Klişe demişken birkaç klişeyi de yıkmayı başarıp kendine has güzellikler saklamış içersinde. Ana karakterimizin en başından kendine rakip seçtiği karakterin yolun ucunda bulunmaması gibi, ya da o rakibin her şeyi becerebilen dört dörtlük bir karakter olmaması gibi. Genelde Kageyama gibi sporda başarılı olan ve rakip potansiyeliyle karşımıza getirilen karakterlerin her şeyi becerebilme yetisi gibi ayrı bir özelliği vardır ama Kageyama da Hinata kadar derslerde berbat. Hatta ikilimiz aynı takımda olan nadir rakiplerden birisi olsa gerek. Elbette zamanla kendilerine güçlü rakipler belirliyor karakterlerimiz ama bir noktadan sonra aynı hedefi seçmekte geri kalmıyorlar ve aynı amaç için birlikte savaşmayı. Bu spor serisi için nadir gördüğümüz özelliklerden birisi aslında. Eh haliyle Haikyuu!!'yu da özel kılmayı başaran yönlerden birisi olup çıkıyor.





Spor serisi olarak değil de, spor türünde voleybol temasını ilk izlediğim anime yapımı diyebilirim. Seri başladığı gibi akıyor çünkü öylesine güzel karakterlere, öylesine güzel senpailara, öylesine güzel rakiplere, öylesine güzel menajerlere, öylesine güzel koç ve öğretmenlere sahip ki. Hangi birini sevsem diğerinde aklım kalacak diyerek noktalıyorsunuz tüm sezonlarını. Bana sorarsanız eğer hiç tereddüte düşmeden cevap verebilirim. Zira sahanın koruyucu meleği nasıl Nishi ise benim gönlümün Haikyuu!! prensi de Nishi. Onu takip edenler ise Oikawa ve Tetsurou (Nakamura-san'dan dolayı torpil geçtiğim doğru değildir :P). Ha sadece bu üçlüye mi tutuldu bu gönül peki? Hayır, aksine tüm rakiplerinden tutun da as takımımızın tüm karakterleri hepsi ayrı ayrı bir prens gönlümde. Bir Bokuto'yu nasıl unutsun bu gönül? Peki, ya melek gibi olup da iş ciddiyete döndüğünde tüm otoriterliğini ortaya döken karizma kaptanımız Daichi'yi? As üçlümden olmasa da Nishi dendiğinde es geçemeyeceğimiz bir Tanaka var orda. İkilinin bishi menajerimizin koruyuculuğunu yaptığı bölümleri, daha doğrusu bir araya geldiklerinde ortaya dökülen o sevimli mi sevimli şapşallıklarını nasıl es geçebilirim ki? Ya o minikliğine rağmen kocaman yüreğiyle, daha doğrusu tüm ortalığı yangın yerine döndüren o gürültücülüğüyle Hinata?


Bokuto - Tetsurou  :3


Oikawa  *.*



Nishi'nin sahneye çıkışı bile bir başkaydı. ♥







Dişiyim ya, illa ki çiftleri sokuşturacağım araya. Elbette animelerde görmeyi sevsem de spor serilerinin uzağından geçtiği o romantizmi çok aramıyorum. Spor serilerinde olmasa da umursamam, ha tadında olunca sesimi de çıkarmam, yeme de de yanında yat. Bir Major'un o hafif romantizmi nasıl unutulsun? Ya da Touch'ın mükemmel çifti Minami ile Tac-chan'ı. *.* Bunda da eşleştirmelerim olmadı değil. Zira Hinata ikinci sezonda diğer menajer adayımız olan Yachi ile çok sevimli görünmüyorlar mıydı? Öte yandan Haikyuu!! dendiğinde aklıma düşen ya Daichi & Yui. Aslında bu serinin tüm dişileri çok hoş değil miydi? As menajerimize herkesin hayranlığı boşuna değil. :3 Ama ikinci sezon dersek hatunlarda çılgın Tanaka'nın ablası bir yıldız değil miydi?


Hinata  ♥  Yachi


 
Daichi  ♥ Yui




 Ha ablalarından farklı kulvardan gidersek eğer sevimlilikte Hinata'nın kardeşini yabana atmayalım derim ben. Keşke daha fazla görebilseydik. Belki de ilerleyen sezonlarında görürüz, kim bilir. :)



Her eve böyle bir nee-chan lazım değil mi yahu? :P ;)




Neyse neyse, shiplemeleri geçelim şimdi. Sevimlilik abidesi olanları da. Hangi birine değinsem öbürü öksüz kalacak çünkü. :( Kısacası her karakterini sevebileceğiniz bir yapım Haikyuu!!, hatta bunu gözüm kapalı bile dile getirebilirim. Müziklerine değinmiyorum pek çünkü beni açan müzikleri yoktu çok. Daha doğrusu hatırladığım kadarıyla diyelim. Finali içinse tahmin edeceğiniz üzere devam eden mangalardan biri olduğu için finalini ne zaman görürüz bilemiyorum ama ben gibi bu tipteki yarım kalmış sonlara katlanabilenlerdenseniz eğer Haikyuu!! maratonlayın derim bir an önce. Ha 3. sezon 10 bölümcük olduğu için canınızı sıkabilir ama bu tuzağa kanıp da izlememezlik etmeyin. Lakin ben gibi güncelken izlemeyip ve hala da Haikyuu!! ile tanışmadıysanız hemen oturun ve Haikyuu!! yolculuğunu molasız bir şekilde tamamlayın. ;) Eğer izlemezseniz başka sevimlilik abidelerini de kaçıracaksınız, benden söylemesi. ;)



Ve Tsukki as üçlüm arasına eklenmese de koçun dediği gibi kabul edelim. Üçüncü sezonun yıldızıydı kendisi. Nishi de onu övmeyi es geçmiyor asla. ♥



0 yorum:

Yorum Gönder