30 Eylül 2017 Cumartesi | By: Squaw

Bazen Oyuncak Bir Tilkidir En İyi Konuşabilen; What's Up Fox


KÜNYE 
Adı: What's Up Fox
Orjinal İsim: 여우야 뭐하니
Diğer Adları: Hey Fox, What You Want To Do?; Foxy Lady!; Yeowooya Mwohani
Yönetmen: Kim Nam-Won
Senarist: Kim Do-Woo
Kanal: MBC
Yayın Tarihi: 2006
Bölüm Sayısı: 16
Ülke: Güney Kore
Dil: Korece


Günümüz drama akımlarından biri olan ''Noona romance'' dediğimiz, yani erkeğin kendinden yaşça büyük kadınla yaşadığı aşk üzerine kurulu olan bir yapım What's Up Fox. Hatta günümüz modasına yıllar önce, yani 2006'da değinmiş olan fazlasıyla eğlenceli, bir o kadar da samimi isimlerden birisi. Yetişkin konuları ele alan ve erkeklere hitap eden bir dergide muhabir olan Byung Hee, üniversiteye başlaması gerekirken geçerli bir sebepten dolayı (spoilerın dibi olacağı için bu nedeni pas geçiyorum :P) tek bir çantayı sırtına yüklenip dünya turuna çıkmış Cheol Soo, Byung Hee'nin çocukluktan başlayıp da yetişkin oldukları şu döneme kadar en iyi arkadaşı olmuş ve aynı zamanda Cheol Soo'nun ablası olan Park Sun Hee, mankenlikte dürüst adımlarla kariyer yapmak isteyen (mümkün olmayacağı gün gibi aşikar maalesef) ve aynı zamanda Byung Hee'nin kardeşi Joon Hee, bunlara eşlik eden ve onlar da çocukluklarından beri bağı koparmamış  ''çılgın üçlü grubumuz''  diye isimlendirdiğim grubun elemanlarından doktor Bae Hee Myung, Byung Hee'nin patronu Hwang Yong Kil  ve moda şirketi olan Park Byung Gak. Eh nihayetinde de ortaya dökülen çocukluktan gelen platonikliğin dayandığı son nokta ile sevimli bir aşk hikayesinin yanı sıra eğlenceli dostlukların da ele alındığı çılgın bir dünya. Sadece çılgın değil elbette, yeri geldiğinde hüzünlendiren, yeri geldiğinde eğlendiren, yeri geldiğinde özenilen, yeri geldiğinde de kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz bir mahalle. Herkes bu mahallede yaşamıyor gibi olsa da aslında hepsi bir kıyısından oraya dahil. Bu da What's Up Fox'ı özel, özel olduğu kadar da sevimli yapan kısım. ;) Neyse, gelelim içeriğe dair daha derinlere inmeye. :)


Yıllarca hayali bir aşkın peşinden koşmuş olan Ko Byung Hee gelişen olaylar neticesinde sonunda aradığı cesareti bularak sunbaesine (üst sınıf, yani Japonca'daki senpai olayının karşılığı) açılır ama beklemediği bir cevap alır ve haliyle anında yıkılır. Aslında onu yıkıma uğratan şey daha derin bir şeydir. Neyse, onu deşmeye niyetim yok. İzleyip kendiniz keşfedin. :P Bu yıkıma dayanamaz ve zil zurna sarhoş olup ordan oraya dolaşır. Sonuç olarak da başka bir ilçede mahsur kalır çünkü ulaşım araçlarının saatini kaçırmıştır. Arayabileceği dostu olan Park Sun Hee'unun başına ekşir ama o da işlettiği dükkanı bırakamayacağı için kardeşini görevlendirir. Park Cheol Soo noonasını, yani Byung Hee'yi bulur ama onun sarhoş kafayla yaptıkları sonucunda araba da bir işe yaramaz hale gelir. Haliyle geceyi orda geçirmek zorunda kalırlar ve bir gecelik yaşayacakları ilişki sonucu hayatlarının dönüm noktası olacağı ana da böylece adım atmış olurlar. Aslında bu değildir dönüm noktası. Bir oyuncaktır her şeyi döndüren ama onu anlayana kadar ne Cheol Soo ne de Byung Hee bunun farkındadır. Zira ikisinin de düşüncesine göre, daha doğrusu Byung Hee'ye göre her şeyin başlangıcı o hatayı işledikleri gecedir. Sorunlular da kendileridir ama daha çok Cheol Soo'dur çünkü Byung Hee sarhoş olsa da Cheol Soo ayık olduğu için başından beri bunu durdurması gereken kişidir.




Gelelim benim içimdeki What's Up Fox'ın nasıl olduğunda. :3  Küstahlık olacak belki ama yeni dramaların çoğunun kore fanları yüzünden deforme edildiği gerçeğini bir türlü kabul edemeyenlerdenim. Bu noktada kore fanlarını küçümsediğim anlaşılmasın lütfen. Zira her yapımcının aynı tuzağı kullanacağı kaçınılmaz bir gerçek. Onlar ne seni düşünür ne beni, hepsi alacağı paraya bakar. Neyse, nerden girdim bu konuya dersek eski dramalarının güzelliğinden geldim diyebiliriz. Kabul etmek lazım ki eski dramaların böyle bir kaygısı olmadığı için içersinde gizli bir samimiyet saklı. Birçoğunda istediğim samimiyeti bulabildiğimi itiraf etmem lazım. What's Up Fox da bunlardan biri oldu. Hem de öyle böyle değil. İzlerken aşırı keyif aldığım, noktaladığımda bile izlerini hala severek oraya buraya taşıdığım. Ha çok mu orjinal? Aslında hayır ama içersinde güzel şekilde konumlandırdığı o ''küçük erkek - büyük kadın aşkı'' var ya, işte o, bunun yanında erkeklerin dostlukları, bir başlarına kalan kadınların yaşam mücadelesi, anneler ve kızlarının doğal şekilde işlenmiş olan ilişkileri, hepimizin hayatında tatmış olup da çoğumuzda kalan aşk yarası ve daha fazlası. Küçükken bizden büyük olduğu için erişemeyeceğimiz noktada olan ve bunun için de bünyemize bir yere saklamak için iliştirdiğimiz o hayranlık sanılan ama aslında hepimizin az çok farkına rahatlıkla varabileceği duygu, yani hayranlıktan fazlası olan o aşk duygusu. Bazılarındaki arzudur aslında, Cheol Soo'nunkini de herkes öyle düşünsedursun. Zira daha derinden geliyordu. O hissin nerde başladığı, nerde derinleştiği ise dramanın en güzel kısımlarındandı aslında. O anı itiraf ettiği, noonasına anlatışı ise en sevdiğim sahnelerin başında geliyordu. Sadece aşk kısmı mı beni etkiledi? Hayır, Byung Hee'nin annesi ve kız kardeşiyle olan kısımlar beni acayip eğlendiriyorken onlara eklenmiş bir Cheol Soo, Park Sun Hee, ve modacımız Park Byung Gak ahjusshi ile doktorumuz  Baa Hee Myung dizinin diğer sevilesi kısımlarının kahramanlarıydı. 


Çılgın üçlümüz yine eğlenceli bir sohbetteyken. 




Bu sahneye bayıldığım kadar beni keyiflendirdiği de doğrudur. :D Kıskançlığın en sevimli forma büründüğü anlardan birisi. *.* 



Erkekler arasındaki dostluk içeriği olarak izlediğim dramalar arasında beni en çok keyiflendirenlerden birisi A Gentleman's Dignity olmuştu. Buna What's Up Fox da eklenmiş oldu bu ara. Ana konu elbette ki A Gentleman's Dignity'deki gibi erkeklerimizin dostluğundan dönmüyordu ama senaristi bu üç erkeğin dostluğunu da ana konuya iliştirmekten çekinmemiş. Ne de güzel yapmış. Üçlünün bir araya gelip de içki veya dertleşme kısımları çok güzeldi. Samimi, bir o kadar da komikti. Aynı mahallede büyümüş üçlümüzden doktorumuz yaş olarak daha genç olduğu için diğer ikiliyi ''hyung (erkeklerin abi olarak hitap edişi)'' diye çağırıyordu elbette ama yine de bağlarında bir arkadaşlık tadı saklıydı. Onların samimiyetiydi belki de tüm diziye yayılan. Aslında sadece o değildi, daha önce dedim ya, eskilerin dramalarında olan o mis kokulu samimiyet duygusuydu. Abartıdan uzak, çoğu klişeden kopup gelmiş sevimli mi sevimli bir yapım. Senaristinin parmaklarındaki sihri ayrı seviyorum diye mi düşünüyorum diziyi noktaladığım andan itibaren ama sanmıyorum. My Name is Kim SamSoon'da da aynı samimiyet duygusu vardı ama bunun sadece aynı elden çıkma oluşunun etkisi olduğunu düşünmüyorum. Müzikleri konusunda öyle ama, bu parmaklardan ortaya dökülmüş Sam Soon'un da şahane müzikleri vardı ki What's Up Fox'ının da bundan aşağı kalır yanı yok.  ♥


Dizideki tüm isimleri ayrı ayrı sevdim ama başrol ikilinin yeri farklıydı elbette. İkiliyi izlerken ayrı keyiflendim, tüm ekibi bir arada izlerken ayrı. :) Cheol Soo rolündeki Chun Jung Myung ve Byung Hee rolündeki Go Hyun Jung'u ilk kez izledim ve sevdim. Daha fazla izlemek istedim hatta, izleyeceğim de. Bana hitap dizilerini bulur muyum bilmem ama keşke bu ikiliyi yeniden bir arada görebilsek. Çok da şugır olurdu sanki, değil mi Miss Ko? (Cheol Soo'nun Byung Hee'ye bu seslenişi dizideki favori  anlarımdan biri ;) )

Ve muhteşem müziklerinden eklemek istedi bu gönül. :3 

~ Like Me (Şarkı kadar ses de çok hoş. ) ♥


~ Yanlış bilmiyorsam başrol ikilinin söylediği çok hoş bir şarkı. ♥



~ Dizinin orjinal OST'u değil ama diziye ancak bu kadar yakışabilirdi.  ♥ 
( Jason Mraz - Life is Wonderful )

0 yorum:

Yorum Gönder